Ana sayfa Hemşirelik Dersleri Tıp Biliminde Sanayileşme Dönemi

Tıp Biliminde Sanayileşme Dönemi

PAYLAŞ
Tıp Biliminde Sanayileşme Dönemi
Tıp Biliminde Sanayileşme Dönemi ve Öncü Bilim İnsanları

TIP BİLİMİNDE SANAYİLEŞME DÖNEMİ:

James Watt’ın 1776 yılında buhar motorunu bulmasıyla başladığı kabul edilir. Sanayileşme, bölgelerde yaşayanların yığınlar halinde kentlere akmasına neden olmuştur. Gecekondularda yokluk ve sefalet içinde yaşayanların sayısı artmıştır. Ticaret, sadece mal taşınmasına değil hastalık değiş-tokuşuna yol açmıştır. Asya yönüne gidenler kolera ve vebayı getirmiştir. Amerika’yı bulanlar çiçek ve kızamığı oraya götürürken frengiyi Avrupa’ya taşımıştır. Rönesansta yaygınlaşan akılcı düşünüşün etkisiyle, özellikle Batı Avrupa ülkelerinde insan sağlığını korumayı ve hatta olumlu yönde geliştirmeyi amaçlayan önlemler düşünülmüştür. Toplumsal sağlığa önem verilmesini savunanların sayısı hızla artmıştır.

Edward Jenner (1749-1823)(köy hekimi)

Çiçek hastalığı geçirmekte olan ineklerin lezyonlarından hazırladığı sıvıyı (variyolasyon) 24 çocuğun kollarına sürerek , çocukların Çiçek salgını sırasında hastalanmadıklarını göstermiş.Hastalıkların “aşı” ile önlenebileceğini göstermiş. Bundan sonra aşılama programları başlamış. Çiçek hastalığı aşı ile eradike edilmiştir (1980). Son vaka Somali’de 1977 yılında görülmüştür.

James Lind (1716-1794) (bahriyeli cerrah)

Denizaşırı uzun yolculuklar sırasında ortaya çıkan Skorbüt hastalığının sebze ve meyve yenmemesiyle ilgili olabileceğini düşünmüş.Portakal ve limon yedirdiği hastaların iyileştiğini gözlemiş. Dengeli beslenmenin sağlık açısından önemini göstermiş.

Ignaz Semmelweiss (1818-1865)

Viyana’da çalıştığı hastanede çok görülen puerperal sepsis vakalarının ebe ve doktorların ellerindeki mikroplar nedeniyle oluştuğuna inanıyordu. Personelin ellerini kireçli suyla yıkatarak bu vakaların azaldığını gösterdi. Hastalıkların meydana gelişinde ve önlenmesinde dezenfeksiyonun önemini gösterdi.

Benardino Ramazzin (1633-1714)

İşçilerin sağlık durumuyla ilgilenmiştir. Hekimliğin temel görevlerinden birinin, meslek hastalıklarını özel bir uzmanlık dalı olarak geliştirmek olduğunu belirtiyor ve böylece işçilerin çalışırken kazaya uğramadan ve sakat kalmadan geçimlerini sağlayabilmelerinin olanaklı kılınması gerektiğini savunuyordu. Hekimlere işçinin mesleğinin sorulması gerektiğini vurguluyor.

Edwin Chadwick

İngiltere’de görevlendirilmiş bir hukukçudur. İşçilerin ve yoksulların durumunu incelemiştir. Sağlık ve yoksulluk arasındaki kısır döngüye dikkat çekmiştir. İnsanlar yoksul ise sağlıklarının bozulacağını, sağlıkları bozulsa da verimli olamayacağını ve daha da yoksullaşacağına dikkati çekmiştir. “Sağlığın ilk koşulu sanitasyon, yani fiziksel çevreyi sağlık yönünden olumlu duruma getirmektir” şeklinde belirtmiştir. İngiltere’de organize edilmiş toplumsal çabalarla çevrenin özellikle fiziksel yönden düzeltilmesi ve yoksul hastaların ücretsiz tıbbi bakımı yoluna gidilmiştir.

Solomon Neumann

Alman hekim 1847 yılında yayınladığı kitabında, “Tıp bilimi aslında sosyal bir bilimdir” diyerek hekimliğin sosyal yönünü ilk kez açıkça belirtmiştir. “Yaşamın tek bir mutlulukla geçmesini önleyen ve hatta insan oğlunun bir bölümünün normal yaşamını tamamlamadan ölmesine yol açan hastalıkların çoğunun nedeni doğal değil sosyaldir” demiştir. “Devlet halkının malını korumak sorumluluğunu yüklenmiştir. Yoksulun tek malı bedensel gücüdür ve bu güç onun sağlıklı olup olmamasına bağlıdır. O halde devlet yoksula sağlık hizmeti sunmak zorundadır” sözleriyle sağlık hizmeti sunmanın bir kamu görevi olduğuna değinmiştir. Hekimliğin sosyal boyutu gündeme geliyor .

Albert Grotjahn (1869-1931)Sosyal Hekimliğin 3 Temel Kuramı

En önemli hastalıklar, bir toplumda en sık görülen, en çok öldüren ve en çok sakat bırakan hastalıklardır. Bir kimsenin hasta oluşu sadece o kişinin sorunu değildir. Kişinin hastalığı ailesinden başlayarak bütün toplumun sorunudur.

Albert Grotjahn (1869-1931) Sosyal Hekimliğin 3 Temel Kuramı

Bir kişinin ya da toplumun sağlık düzeyini belirleyen, kişinin hastalanmasına veya ölümüne neden olan, biyolojik ve fizik çevre faktörlerini oluşturan veya bunların etkisini koşullayan etkenler sosyal ve ekonomik etkenlerdir. Sosyal hekimlik okullarda okutulmuş ve uygulamalarda kullanılmıştır. Zamanla zor hekim olma anlayışı oluşmaya başlamıştır. Yani çok nadir görülen, tedavisi zor olan hastalıkların tedavi edilmeye çalışılması. Günümüze kadar yansımaları devam etmiştir.

Chajes

Sosyal hijyeni, “bir arada yaşayan insanların sağlıklarını etkileyen sosyal ve ekonomik koşulları belirten ve kişileri sağlıklı kılmak için, bu koşulları düzeltmek amacıyla alınması gerekli önlemleri saptayan bir bilim” olarak tanımlamıştır.

 

Konu ile alakalı diğer makaleler:

Öğr. Gör.Funda Veren

Bir önceki yazımız olan Halk Sağlığı Hemşireliği’nde Aileyi Tanıma Süreci başlıklı makalemizde aileyi tanıma süreci, halk sağlığı hemşireliği ve hemşirelik dersleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorumu Gönder

Please enter your comment!
İsminiz