Ana sayfa Hemşirelik Dersleri Dinlerin ve Uygarlıkların Sağlık İle İlgili Uygulamaları

Dinlerin ve Uygarlıkların Sağlık İle İlgili Uygulamaları

PAYLAŞ
Dinlerin ve Uygarlıkların Sağlık İle İlgili Uygulamaları
Dinlerin ve Uygarlıkların Sağlık Uygulamaları

Üç büyük dinin dünyada yayılış sırasına göre, sağlık konusundaki önerileri şu şekildedir:

TEVRAT

  • Vücut temizliği
  • Lepralıların tecriti
  • Hastalıklardan sonra evlerin dezenfeksiyonu
  • Kamp sanitasyonu
  • Çöp ve pisliklerin imha edilmesi
  • Su ve gıdaların korunması
  • Yeme içme durumunun düzenlenmesi
  • Ana-çocuk sağlığı ile ilgili hizmetler
  • Ölü hayvanların yenmemesi
  • Hasta kişinin isminin değiştirilmesi

İNCİL

  • Lepralıların tecridi

KUR’AN

  • İçkinin yasaklanması, temizlik, tecrit, aile hayatının korunması, domuz etinin yenmemesi

Tarihte iz bırakmış belli başlı medeniyetlerin sağlık uygulamaları ise şu şekildedir:

Mısır ve Tıp: 

Tedaviler daha çok doğa üstü güçlerin etkisinde kalmıştır. Şeker hastalığı, vertebra kırığı ve sindirim problemi ile ilgili tanı ve tedaviler yapılmıştır.

Eski Mezopotamya ve Tıp: 

Hastalık insanın işlediği bir günaha karşı verilen bir ceza olarak algılanmış. Tıp özellikle din etrafında toplanmış. Cerrahi pratik gelişmeye başlamış. Astronomi gelişmiş fakat fal amacıyla kullanılmış. Hijyenik kurallara dikkat edilmiş. Kanalizasyon sistemleri, abdesthaneler yapılmış.

Orta ve Güney Amerika ve Tıp: 

Ülkede hastalık nedeni günah ve hastalığın tedavisi olarak hastanın suçunu itiraf etmesi çok gelişmiştir. Astroloji, hastalık tanısında kullanılmıştır. Cerrahide, saçla dikme, embriyotomi, tütsüleme, banyolar, kan akımı, diyet ve diğer fiziksel metodlar çok fazla uygulanırdı. Devletin önderliğinde yapılan (halk sağlığı uygulaması) yıllık sağlık töreni olan Citua, bütün evlerin temizliği içinde bir fırsat sağlardı.

Eski Hint ve Tıp:

1.Vedic Devre: Primitif tıbba çok benzer.

2. Brahmanic Devre: Doktorlar, rahipler ve kahramanlardan sonra gelirdi.

Eski Hint ve Tıp: 

Hindistan’da Ayur Veda  Hekimliği  hakimdi. Bu  hekimliğin  temelinde  bitkisel  ve  çeşitli  yöntemler  vardı. Yogo; uykunun düzenlenmesinde, banyo; pişiklerden korunmada  kullanılmıştır. Ayrıca  masajlar, kas  gevşetme  ve  germe  hareketleri  de  tedavilerde  kullanılmıştır. Bulaşıcı hastalıklara yakalananların ayrımına ve hastaların diyetle tedavisine önem verilmiş, inhalasyon anestezi uygulanmıştır.  Beş duyunun hepsi tanıda kullanılırdı (tat duyusu-idrarda şeker). Nabız hastalığın tanısında kullanıldı. Fal bakarak bazen tanı tespit edilirdi.  Eksizyon, insizyon, hacamat, sonda yapımı, cerrahi dikişler yapılıyordu. Laporotomi, taş çıkarma, cerrahi olarak tümörün tedavisi yapılıyordu, çiçek uygulanırdı. İyileşemez derecede hasta olanlar tedavi edilemezlerdi ve aşağı sınıftan olan kişilerin hastalıklarına bakılmazdı.

Çin ve Tıp: 

Okur-yazar bir toplumdu. İlaçlar ve iç hastalıkları ile ilgili bilgiler üzerinde durmuşlardır. İnsan organizmasında beş gezegen, beş yön, beş mevsim, beş renk, beş ses ve beş organla birleşmiş beş ana unsur (tahta, ateş, toprak, metal, su) bulunduğunu belirtmişlerdir.  Cerrahi pek gelişmemiştir. Fizyoterapide ilerleme görüldü. Suçluların ayrımı için parmak izi kullanımını bulmuşlardır. Halk sağlığına pek önem verilmemiştirÇiçek aşısı uygulanmıştır.

En büyük hekimi: Hasta olan bireyin tedavisini değil, sağlam  bireyin sağlığını sürdürebilen hekim olarak tanımlamışlardır.

Japonya ve Tıp: 

16. yy dan itibaren Batı tıbbının etkisinde kalarak pozitif tıp anlayışına yönelmiştir. 17. yy da cerrahi de, 18. yy da ise anatomi ve obstetrikte büyük ilerlemeler göstermiştir.

Yunan ve Tıp: 

Hipokrat, Yunan tıbbının ilk yaratıcı devrinin bir sembolüdür. Modern tıp anlayışına daha yakındır. Hastalığa rasyonel ve bilimsel açıdan yaklaşılmıştır.  Tıbbi olaylarda, hava, ateş, su ve toprak gibi 4 elementin temel olduğunu ifade ettiler. Görme siniri, trakea ve iki çeşit kan damarı tanımlandı. Beyin insanın en merkezi organı olarak kabul edildi. Matematikteki çalışmalar hastalıkların ayın 4., 11. ya da 17. gününde kat’i bir duruma girdiğini ifade ettiler.  Epilepsi ilk kez normal bir hastalık olarak kabul edildi. Kabakulak tanımlandı. Bazı hastalıklarda yüksek ateşin görüldüğü belirtildiŞişmanların daha çabuk öldükleri, neden olmadan sık sık bayılanların aniden ölebildikleri belirtildi. Hastalıklar, akut ve kronik, epidemik ve endemik olarak sınıflanmıştı.

Konu ile alakalı diğer makaleler:

Öğr. Gör.Funda Veren

Bir önceki yazımız olan Halk Sağlığı Hemşireliği’nde Aileyi Tanıma Süreci başlıklı makalemizde aileyi tanıma süreci, halk sağlığı hemşireliği ve hemşirelik dersleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorumu Gönder

Please enter your comment!
İsminiz